
Alternatör, araç motorunun ürettiği mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren temel bir bileşendir. Alternatör çalışma prensibi, bisikletlerde kullanılan dinamo sistemine benzemekle birlikte araçların daha yüksek enerji ihtiyacını karşılayacak şekilde geliştirilmiş ve güçlendirilmiştir. Motor çalıştığında kayış sistemi aracılığıyla alternatör de dönmeye başlar ve bu hareket sonucunda elektrik enerjisi üretilir.
Aracın tüm elektriksel gereksinimlerini karşılayan ana sistem olmasının yanı sıra çalışma sırasında akünün sürekli olarak şarj edilmesini sağlar. Ayrıca içerisinde yer alan voltaj regülatörü sayesinde üretilen elektrik akımını dengeler. Böylece araçtaki elektronik donanımların zarar görmesi riskini azaltmaya ve daha güvenli bir kullanım sürecine katkıda bulunmaya yardımcı olur. Alternatörün ne olduğu, araçtaki görevi ve olası arızalarının nasıl tespit edilebileceği gibi konuları, dilerseniz geniş bir çerçevede ele alalım.
Araba alternatör sistemi, motor tarafından üretilen mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek aracın elektrik sistemlerinin çalışmasını sağlar. Bunun yanı sıra aküyü şarj ederek elektrikli donanımların kesintisiz ve güvenli biçimde çalışmasına katkıda bulunur. Parçanın işlevi yalnızca elektrik enerjisi üretmekle sınırlı değildir. Araç içerisindeki pek çok sistemin sağlıklı biçimde çalışabilmesi, üstlendiği görevlerle doğrudan ilişkilidir. Bu kapsamda temel görevleri şu şekilde sıralanabilir:
Alternatör ile elektrik üretimi neticesinde elektrik enerjisinin dengeli dağıtılması ve akünün şarjda tutulması sağlanır. Bu şekilde aracınızın hem sürüş konforu artar hem de araç içi elektronik sistemlerin kullanım ömrünün korunmasına destek sağlayabilir.
Alternatör kayışı, motorun krank milinden aldığı dönme hareketini alternatöre ve bazı yardımcı sistemlere ileterek mekanizmanın çalışmasını sağlayan bir parçadır. Kayış sayesinde parça, aküyü şarj eder ve aracın elektrik sistemiyle birlikte diğer aksesuarlara güç aktarılır. Görevini yerine getirebilmesi için motor tarafından üretilen mekanik gücün kendisine aktarılması gerekir.
Güç aktarımını sağlayan temel parça ise alternatör kayışıdır. Kayış, motorun dönme hareketini parçaya ileterek elektrik üretimini mümkün hâle getirir. Alternatörün yanı sıra klima kompresörü ve direksiyon pompası gibi yardımcı sistemlerin hareketini sağlar. Aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışmasına katkıda bulunur. Parça, zamanla kullanım ve dış etkenlere bağlı olarak gevşeme, çatlama ya da kopma riski taşıyabilir. Kayışta meydana gelen arızalar, elektrik sisteminin devre dışı kalmasına ve kısa sürede durmasına yol açabilir. Kayış, motor gücünün alternatöre ve bazı yardımcı sistemlere aktarılması konusunda önemli bir role sahiptir. Düzenli bakım ve kontroller, olası aksaklıkların minimize edilmesine ve sürüş deneyiminin iyileştirilmesine yardımcı olabilir.
Alternatör arızası, alternatörün aküyü yeterince şarj edememesi ve elektrik üretiminde kusur meydana gelmesi durumudur. Yaşanan bu durum, aracınızın elektrik sisteminin düzgün çalışmasını engeller ve akünün kısa sürede boşalmasına yol açar. En sık karşılaşılan arıza belirtileri şunlardır:
Bu tür belirtilerin ortaya çıkması, alternatör ve ilgili bileşenlerde bir arıza olabileceğine işaret eder. Erken fark ettiğiniz belirtiler doğrultusunda yapacağınız kontroller ve gerekli müdahaleler, daha büyük ve maliyetli arıza risklerini düşürebileceği değerlendirilir.
Motorun ürettiği mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek aracın, elektrikli sistemlerinin çalışmasını sağlar ve akünün şarj olmasını temin eder. Bu sayede farlar, elektronik donanımlar ve diğer elektrikli bileşenler motor çalıştığı sürece kesintisiz ve güvenli şekilde enerji alır. Araç içerisindeki görevleri, şu şekilde belirtilebilir:
Tüm bu işlevleri sayesinde aracınızdaki elektrikli sistemlerin stabil, güvenli ve uzun ömürlü çalışmasına katkı sunar.
Başlıca alternatör parçaları arasında rotor, stator, üretilen alternatif akımı doğru akıma çeviren diyot bloğu, voltaj regülatörü, rotorun dönmesini sağlayan rulmanlar, fırçalar ve soğutma fanı yer alır. Tüm bu bileşenler, elektrik üretimini gerçekleştirir.
Sistem içerisinde yer alan parçalar, elektrik üretiminden gerilim kontrolüne ve soğutmaya kadar farklı işlevler üstlenir. Parçanın ana bileşenleri ve görevleri şu şekildedir:
Tüm bu bileşenlerin uyum içinde görev yapması, aracınızın elektrik üretiminin sürekliliğini sağlar. Bununla beraber elektronik sistemlerin güvenli ve uzun ömürlü olmasına katkıda bulunur.
Motor çalıştığı anda krank milinden elde edilen mekanik hareketi, kasnak ve kayış sistemi aracılığıyla rotora aktarır. Rotorun dönmesiyle stator sargıları içerisinde manyetik alan meydana gelir. Bu süreç sonucunda alternatif akım (AC) üretilir. Üretilen alternatif akım, diyotlar vasıtasıyla doğru akıma (DC) dönüştürülerek aracın elektrik sistemine iletilir. Böylece akünün şarj edilmesi sağlanır. Araçta bulunan tüm elektrikli donanımların kesintisiz biçimde çalışması mümkün hâle gelir.
Kayış koptuğunda alternatör dönmeyi bıraktığı için akü artık şarj edilemez. Elektrik sisteminin gücü hızla azalır. Bu da aracın elektrikli donanımlarının devre dışı kalmasına yol açar. Aynı zamanda kayış, pek çok araçta hidrolik direksiyon ve su pompası gibi yardımcı sistemleri de beslediğinden direksiyon sertleşir. Motor soğutma sistemi çalışamayarak aşırı ısınma riski doğar.
Kayıştaki aşınma ve yıpranmayı önlemek için periyodik kontrol ve gerekirse değişim yapılması gerekir. Kayışın genellikle 60.000 – 100.000 km arasında değiştirilmesi önerilir. Verilen bu aralık; araç modeli, kullanım koşulları ve kayış kalitesine göre değişebilir. Bu sebeple araç bakım kılavuzunda belirtilen kilometre ve zamana göre kontrol ve değişim yapılması, genellikle uzmanlarca tavsiye edilen bir önlem olarak kabul edilir.
Arızalanması durumunda, aracın elektrik sistemi ciddi ölçüde olumsuz etkilenir. Zira motor çalışırken ihtiyaç duyulan elektrik enerjisinin büyük kısmı, bu parça tarafından karşılanır. Görevini yerine getiremediğinde araç yalnızca aküde depolanan enerjiyle çalışmayı sürdürür. Ancak akü kendi kendine şarj olamadığından kısa süre içerisinde enerjisini tüketir ve araç tamamen çalışamaz hâle gelir. Bilhassa gece sürüşlerinde farlar, silecekler ve klima gibi elektrikli donanımların beklenmedik şekilde devre dışı kalması hem sürüş konforunu azaltır hem de ciddi güvenlik riskleri oluşturur.