
Direksiyon başına geçtiğinizde heyecanlanmanız çok doğal; ancak doğru teknikleri bildiğinizde bu endişeyi keyifli bir deneyime dönüştürebilirsiniz. İster manuel ister otomatik fark etmeksizin sıkça pratikle araba kullanmayı bir süre sonra doğal bir reflekse dönüştürebilirsiniz. Güvenli bir sürüşe ilk adımı atmak için hazırladığımız bu rehberde; her iki araç tipinin çalıştırma prensiplerini, kalkış tekniklerini bulabilirsiniz. Hazırsanız, kontağı çevirelim!
Manuel ya da otomatik vites fark etmeksizin araca ilk oturduğunuzda motoru çalıştırmadan önce yapmanız gereken bazı hazırlıklar vardır. Bu, hem konforunuz hem de güvenliğiniz için hayati önem taşır. Sürüş ne kadar kısa olursa olsun emniyet kemerinizi takmakla işe başlayabilir, ardından aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz.
Koltuk ayarını yapın: Pedallara tam basabildiğinizden ve direksiyonu rahatça tuttuğunuzdan emin olun. Pedallara sonuna kadar bastığınızda diziniz hafifçe kırık halde durmalıdır. Pedala ulaşmak için kalçanızı ileriye kaydırıyorsanız koltuğu öne çekebilirsiniz.
Aynalarınızı kontrol edin: Arka ve yan aynaları, kör nokta kalmayacak şekilde kendinize göre ayarlayın. İç dikiz aynasında arka camın tamamını görmelisiniz. Yan aynalarda kör noktayı azaltabilmek için aracınızın kapılarını görmemeniz gerekir.
Manuel araba çalıştırmak, bir direksiyonu çevirmekten çok daha fazlasıdır. Bu sistemde motorun gücünü tekerleklere iletme görevi debriyajla sizin kontrolünüzdedir. Bu sürecin başrol oyuncusu ise debriyajı yönettiğiniz sol ayağınızdır. Otomatik arabalara göre daha karmaşık olan süreçte, sol ayak (debriyaj) ve sağ ayak (gaz/fren) arasındaki o hassas dengeyi kurmanız gerekir. Kusursuz bir kalkış için uygulamanız gereken adımlar ve teknik detaylar şunlardır:
Sürücü koltuğundaki ilk hazırlıkları tamamladıktan sonra ilk iş ayak pozisyonunu almak olmalı. Sol ayağınızla debriyaj pedalına sağ ayağınızla da frene basın.
Marşa basmadan önce vites kolunun boşta (Nötr) olduğundan emin olunuz. Bunu anlamak için vites kolunu hafifçe sağa ve sola sallayabilirsiniz. Eğer kol takılmadan rahatça hareket ediyorsa vites boştadır.
Vitesi boşa aldıktan sonra kontak anahtarını saat yönünde çevirin ya da start düğmesine basın. Eğer anahtarla açıyorsanız, motorun çalışma sesini duyduğunuz anda anahtarı bırakmanız gerekir aksi halde uzun süre basılı tutmak marş motoruna zarar verebilir.
Kalkış her ne koşulda olursa olsun daima 1. vitesle yapılır. O nedenle motoru çalıştırdıktan sonra ayaklarınız hâla debriyaj ve frendeyken vites kolunu kendinize doğru çekip ileri iterek vites 1'e takın.
Araba çalıştırırken hareket etmesine engel olan son kilit el frenidir. El frenini indirerek ya da düğmesine basarak aracınızın hareket etmesini sağlayın. El frenini kaldırdığınızdan emin olmak için gösterge panelinize göz atabilirsiniz. Panelde kırmızı ünlem işareti yanıyorsa el freni tam inmemiş demektir. Bu halde araç gitmekte zorlanır.
Sağ ayağınızı frenden çekip hemen gaz pedalına geçirin ve hafifçe gaza dokunun. Sol ayağınızı da hafif hafif debriyajdan kaldırın. Ancak hemen bırakmayın. Aracı 1-2 saniye bu noktada (yarım debriyajda) tutun. Araç tekerlekleriniz hızlanmaya başladığında ayağınızı debriyajdan tamamen çekebilirsiniz.
Otomatik araba kullanımı, manuel vitesli araba kullanımına göre daha konforludur. Manuel araçlardaki gibi bir debriyaj pedalı yoktur. Bu da vites değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırır, sol ayağınız boşa düşer. Gaz ve fren pedallarının tüm kontrolü sağ ayağınızdadır. Kullanımı daha kolay ve konforlu olsa da otomatik aracı çalıştırırken, aniden fırlamasını önlemek için otomatik vites araba çalıştırma sırasını doğru şekilde takip etmelisiniz. Aşağıdaki adımlarla aracınızın sarsıntısız ve güvenli bir şekilde harekete geçirebilirsiniz:
Sürücü koltuğuna oturduğunuzda ilk yapmanız gereken, sağ ayağınızla frene basmaktır. Motorun çalışması için frene basılması şarttır. Frene basmazsanız aracınız çalışmaz.
Marşa basmadan önce vites kolunun "P" (Park) konumunda olduğundan emin olun.
Ayağınız frenin üzerindeyken aracı çalıştırabilirsiniz. Ancak çalıştırma şekli aracınızın donanımına göre değişir. Aracınız anahtarla çalışıyorsa takıp saat yönünde çevirmeniz gerekir. Gösterge panelinde ışıklar söndüğünde ve motorun çalışma sesini duyduğunuzda anahtarı bırakabilirsiniz. Eğer aracınız start/stop düğmeli ise, ayağınız frendeyken start düğmesine basabilirsiniz. Otomatik araba çalıştırma sırasında anahtarın aracın içinde olduğundan emin olun, aksi araba çalışmaz.
Motoru çalıştırdıktan sonra ayağınızı frenden çekmeden vites kolunu "D" (Drive) yani sürüş moduna getirin. Eğer geri gitmeniz gerekiyorsa vitesi "R" (Reverse) konumuna alabilirsiniz.
Aracınızda mekanik el freni varsa düğmesine basıp kolu hafifçe yukarı çekerek kilidi açın ve freni tamamen aşağı indirin. Aracınızdaki el freni sistemi elektronik ise ilgili düğmeye basarak çekebilirsiniz. Sağ ayağınızı yavaşça frenden çektiğinizde aracınız gaza basmasanız bile yavaşça ilerlemeye başlar. Aracınızın hızlanması içinse ayağınızı hafifçe gaz pedalına dokundurmanız yeterlidir.
Yokuşta duran bir aracı kaldırmak sadece acemilerin değil hemen her sürücünün kâbusudur. Kaydırmadan kalkmak için 1. kural el frenini kullanmak, ikinci kural ise pedal ile kalmaktır. El frenini kullanmak en güvenli yöntemdir. Yokuşta el freni çekiliyken vitesi 1'e alın ve gaz verip debriyajı kavrama noktasına getirin. Aracın burnu yukarı kalkıp gitmek istediğinde el frenini yavaşça indirebilirsiniz. Pedal ile kalkarken ise sağ ayak frende, sol ayak debriyajda olmalı. Debriyajı titreme noktasına getirdiğinizde sol ayağınızı burada sabitleyin. Ardından sağ ayağınızı frenden çekip gaza basın. Aracınızda "Hill Holder" (Yokuş Kalkış Desteği) varsa, freni bıraktığınızda sistem aracı 3 saniye boyunca kaydırmadan tutacaktır.
Araba çalıştırma aşamalarında kontağı çevirip yola çıkmak işin en kolay kısmı gibi görünse de perde arkasında dikkat etmeniz gereken birkaç önemli detay var. Aslında güvenli sürüş, araba henüz park halindeyken başlar. İşte yanlış bilinen doğrular ve "keşke daha önce bilseydim" diyeceğiniz püf noktaları:
Motoru ısıtmak aslında karbüratörlü eski araçlardan kalan bir alışkanlıktır. Ancak çok uzun beklemenize gerek yok. Motor çalıştıktan sonra birkaç saniye rölantide çalışması yeterlidir. Yani uzun süre ısınmasını beklemek yerine, hareket ettikten sonra motor ısınana kadar aracınızı düşük devirde kullanmanız en sağlıklı yöntemdir.
Anahtarı taktığınızda direksiyon dönmüyorsa kilitlenmiş olabilir. Direksiyonunuzu hafifçe sağa-sola doğru oynatın ve anahtarı yeniden çevirmeyi deneyin.
Aracı çalıştırdığınızda panelde tüm ışıklar yanar ve motor çalışınca söner. Bu normal bir durumdur. Ancak sönmeyen bir ışık varsa aracı stop edip servisinizi arayın. Aracınızda yanan ikaz lambalarının anlamını öğrenmek istiyorsanız diğer blog yazımıza tıklayabilirsiniz.
Otomatik araçlar, freni bıraktığınız anda 'karınca yürüyüşü' sayesinde kendiliğinden yavaşça ilerler. Bu nedenle park yerindeyken ya da yoğun trafikteyken gaza basmanıza gerek yoktur. Ancak normal bir kalkış ve hızlanma için yumuşak ve kontrollü bir şekilde gaza basabilirsiniz.
Kalkış için her zaman 1. vites kullanılmalıdır. 1. vites, duran aracı harekete geçirmek için gereken en yüksek çekiş gücünü sağlar. 2. veya daha yüksek vitesle kalkmaya çalıştığınızda debriyaj balatanızı aşındırır, motoru zorlar ve aracınız stop eder.
Hayır, güvenlik açısından el freni en son adımda indirilmelidir. Önce koltuk-ayna ayarlarını yapmalı, motoru çalıştırmalı ve vitesi ayarlamalısınız. El frenini, tam olarak gaza basıp harekete geçmeye hazır olduğunuz anda indirmelisiniz. Erken indirmek, aracın eğime göre kaymasına neden olabilir.